Müftüoğlu: Yeni politik aktörler ortaya çıkmalı

img

ANKARA - Akademisyen Özgür Müftüoğlu, salgın sürecinin emekçiler için yeni olanaklar sunduğunu belirterek, yeni politik aktörlerin ortaya çıkması gerektiğini, birlikte mücadele edilmemesi durumunda barbarlık sürecinin yaşanacağını söyledi. 

Koronavirüs salgınıyla devlet ve toplum çelişkisi de ortaya çıktı. Devletlerin virüsle mücadele adı altında açıkladığı tedbir paketlerinde ortaya çıkan bu gerçek, yurttaşların temel çıkarları ile devlet-sermaye çıkarları arasındaki uyumsuzluğu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Söz konusu çelişkinin en derin yaşandığı ülkelerden biri de Türkiye. Emek üzerine çalışmalarıyla bilinen akademisyen Özgür Müftüoğlu, pandemi sürecinde ortaya çıkan devlet ve toplum uyumsuzluğu ile işçi sınıfının pozisyonunu değerlendirdi. 
 
DEVLETİN İŞLEVLERİ
 
Devlet mekanizmasında üç işlev olduğunu söyleyen Müftüoğlu, “Biri; toplumsal işlevi, bir diğeri egemen sınıfın varlığını korumak, üçüncüsü de devleti yöneten siyasi iktidarların kendi iktidarlarını tahkim işlevi” diyerek, devletin temel işlevlerinin birbiri ile çeliştiğini, egemen sınıfın çıkarları ile devlet çıkarlarının her zaman için toplum çıkarlarından önce tutulduğunu ifade etti.  Müftüoğlu, “Siyasi iktidarlar kendi çıkarları ile örtüştüğü için sermayenin çıkarını tercih ediyor. Devletin gücünü kullanarak hem toplum üzerinde baskı kuruyor hem emeği daha rahat daha kolay sömürmek ve doğayı tahrip etmek için hem de savaşlar üzerinde elde edilen çıkarlar sayesinde kendisini var etmeye çalışıyor. Bugün de bunu çok açık görüyoruz. Toplum sağlığı göz ardı ediliyor, sermaye ve siyasi iktidarın çıkarları üzerinde süreç yürütülüyor. Bu da hepimizin sorunu” dedi. 
 
EMEK OLMADAN SİSTEM YÜRÜMÜYOR
 
Koronavirüs salgınıyla emek olmadan sistemin yürüyemediği gerçekliğinin de ortaya çıktığına dikkat çeken Müftüoğlu, “Siz istediğiniz kadar zengin olun, istediğiniz kadar teknolojiyi geliştirin, uzaya gidin, en gelişmiş silahlara sahip olun ama emek olmadığı zaman sistem yürümüyor. Herkes evinde kalsın diyorlar, hayat eve sığar diyorlar ama emekçiler hariç. Çünkü emekçiler olmazsa, sistem dönmüyor, bu iş olmuyor. Onun için şu anda içinde bulunduğumuz dönem, emeğin en net şekilde görüldüğü bir süreçtir. Şimdi bu büyük bir avantaj sağlıyor. Zaten bir avuç sermayedarın tüm bu emekçi halkların varlığına el koyarak varlığını sürdürebilmesinin sebebi de ‘sermaye esastır, emeğin bir değeri yoktur’ yönünde oluşturulan algıydı. Emek hep değersizleştirildi, yok sayıldı. Oysa şimdi görüyoruz ki emek çok değerli” diye belirtti.
 
AYRIŞTIRMA ÇABASI 
 
Emeğin sadece işçiler üzerinden ele alınmaması gerektiğini, bu yönlü değerlendirmelerin sistemin istediği ayrışma noktasına hizmet ettiğini belirten Müftüoğlu, “Emekçi dediğimiz, başkasının emeğine el koyarak geçimini sağlayanlar dışında kalanlardır. Kendi alın teriyle yaşamlarını sürdürenler, başkasını sömürmeden var olanları kastediyorum. İkincisi; bu birlikteliği bozmak için, kapitalizm 18’inci yüzyıldan beri emekçiler arasında bir ayrışma yaratmaya çalışmıştır. Irk, dil, din, renk ve cinsiyetler üzerinden emekçileri birbirlerine düşman haline, rakip haline getirmeye çalışmıştır.  Maalesef büyük ölçü de de başarmıştır. Bunu yenmemiz lazım. Başta ırkçılık olmak üzere, tüm bu ayrıştırma noktalarını ortadan kaldırmamız lazım. Dolaysıyla sınıf dediğimiz zaman, bütün ezilenler, ayrımcılığa uğrayan tüm halkların birlikte mücadelesiyle olacak bir süreçtir” diye konuştu. 
 
TEMSİLİYET SORUNU
 
Emek örgütlerinin hem dünyada hem de Türkiye’de mevcut sorunlara yanıt olabilecek bir mücadele perspektifine sahip olmadıkları eleştirisinde bulunan Müftüoğlu, “Tamamen sermaye ile iş birliği içerisinde, uzlaşma içerisinde var olmaya çalışan yapılar haline dönüşmüşler. Bürokratikleşmişler.  Sadece kendi üyelerinin çıkarlarını düşünen ama onun dışındaki milyonlarca örgütlenemeyen kesimlerle bağlarını koparmışlar. Bakın; bugün Kürt meselesine ilişkin emek örgütlerinin bir sözü yok. Geçmiş dönemlerde de bugün de. Göçmenlere de baktığımızda yine bunlara ilişkin bir sözleri yok. Bunları örgütleme gibi bir dertleri yok. Tam tersine, bunlara yönelik milliyetçi, ırkçı yaklaşımların birçok sendikada olduğunu görüyoruz. Hepsi için demiyoruz ama birçok kısmının böyle olduğunu görüyoruz. Siz bu şekilde işçileri emekçileri örgütleyemezsiniz. Örgütlediğiniz emekçileri de bir sınıf perspektifi doğrultusunda, onları bilinçlendirme sürecine getirmeniz lazım. Bununda olmadığını görüyoruz” şeklinde konuştu. 
 
Emekçilerin sendikalara güvenmediğini dile getiren Müftüoğlu, “Şimdi dolayısıyla bu problemler var. Hem örgütlenememe meselesi hem de sendikaların çok büyük bir güven problemleri var. Bunların aşılması lazım. İşlevini göremeyen, mücadeleye engel çıkaran bu sendikal yapılarla da mücadele etmek gerekiyor. Dolayısıyla bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir örgütlenme lazım. Eğer bu şekilde bir mücadele yürütülürse, karşımızdaki sisteme razı olmayanlar örgütlenirse; bence burada bir aktör olunabilir ve bu süreç tersine dönebilir” önerisinde bulundu.
 
YENİ OLANAKLAR
 
Mevcut sürecin emekçiler için yeni olanaklar sunduğunu, hiçbir işçinin tek başına sisteme karşı mücadele etme şansının olmadığını sözlerine ekleyen Müftüoğlu, emek değerinin harekete geçmesi ve aktör olabilmesi için yeni politik aktörlerin ortaya çıkması gerekliliğine vurgu yaptı. Müftüoğlu, şunları söyledi: “Sadece emek sömürülmüyor, insanların yaşam hakları da yok sayılıyor. Kimsenin sokağa çıkmasını istemedikleri bir dönemde, emekçileri işe gitmeye zorluyorlar. Hem işçilerin yaşam hakları ihlal ediliyor hem de emekleri sömürülüyor. Bunlara rağmen eğer hala bir şey yapılamıyorsa, mevcut kafalardaki ta belki 20’nci yüzyılın başından beri gelen bu uzlaşmacı, milliyetçi, ırkçı, kimi zaman bürokratik, yine emeğin değişen yapısına ayak uyduramayan sendikal mekanizmaların artık hurdaya çıkması gerekiyor.
 
İKİNCİ BİR YOL YOK
 
Eğer insanca yaşayacaksak, çocuklarımızın da insan gibi yaşamasını istiyorsak, bunun bu sistemle olanağı yoktur. Bir şeyi değiştirmek, daha iyi hale getirmek değil, giderek o kadar kötü yere gidecek ki... Bakın sermaye giderek sıkıştı, artık dip yok. Dolayısıyla bizim en kısa sürede bu süreci döndürmek için bir mücadeleye girişmemiz gerekiyor. Çünkü sistem krize girdikçe; kendisine yeni birikim olanakları sağlayacak. Bunu da savaşla, doğayı katlederek, emeği daha fazla sömürerek yapacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Eğer önümüzdeki süreci durduramazsak, çok daha otoriterleşmenin arttığı bir dönem olacak. Barbarlık noktasına gelecek olan bir süreci yaşarız. Onun için bizim bir an önce bunu durdurmamız lazım. Yani artık bu bir lüks değil. Eğer çocuklarınız için bir şeye katlanmak istiyorsanız, birlikte bir mücadele dışında başka çare yok. İkinci bir yol yok. Ya buna karşı mücadele edeceğiz ya da mücadele edeceğiz.”
 
MA / Selman Güzelyüz

Diğer başlıklar

18:11 'Kadın katliamları hız kesmeden devam ediyor'
17:32 Erivan Radyosu arşivindeki klamlar kitaplaştırıldı
17:25 HDP suç duyurusunda bulundu
17:22 Soylu’yu eleştiren işçiyi işten çıkardı
17:15 ‘İstismar affını Meclis’e getirmeyin’
17:01 AKP önündeki eyleme gözaltı
16:59 Terhisler 31 Mayıs’ta başlıyor
16:58 Hasta tutuklular neden tahliye edilmiyor?
16:39 Mezarlık saldırılarına suç duyurusu
15:44 TMMOB: Meslek alanımıza darbe vurulacak, ülke kaybedecek
15:31 Oluç: 27 Mayıs apoletli, bugün kravatlı darbe
15:25 Kayyımın taşınmaz satışına bir itiraz daha
15:19 Bingöl'de trafik kazası: 2'si ağır 8 yaralı
15:18 HDP’ye sistematik saldırıların amacı nedir?
15:18 Düzenli uyku için öneriler
15:16 BTS'den sürgünlere tepki
15:05 ‘Eşitsiz’ ek ödemelere alkışlı protesto
15:00 101 ay geçti: Adaletin yolu Roboski’den geçer
14:58 HDP binasının kundaklamasına tepki
14:33 Gezi’de yaşamını yitirenler anıldı
14:32 Dr. Ertuğrul hastane önünde anıldı
14:31 'Cumartesi Anneleri Haftası' için kanun teklifi
14:18 PTT emekçilerinden imza kampanyası
14:14 Grup Yorum’dan konser başvurusu
14:12 Kadınlara 'ortak mücadele' çağrısı
13:39 Öğretmenlerin Cuma namazına görevlendirilmesine tepki
13:37 Tanrıkulu’dan zorla kaybetme raporu: Sözleşmeyi imzalayın
13:13 Kayalıklardan düşerek öldü iddiası
13:12 İstanbul’da 5 camide Cuma namazı
13:07 HDP binasına 'maskeli' kundaklama
12:53 ATO: Koruyucu ekipman kaygısı motivasyonu azalttı
12:52 Vinç sepetinden düşen 2 işçiden 1'i öldü
12:33 Kırşehir'de tutuklular açlık grevine başladı
12:15 Manisa’da bir kadın katledildi
12:08 ‘Sağlıkçıların virüse yakalanmasından iktidar sorumlu’
12:04 Ilısu Barajı’nda 1 çocuk boğuldu
12:04 Merkez Bankası’nın rezerv varlıkları düştü
11:41 Sıcak hava narenciyeye zarar verdi
11:39 Van Gölü'nde yasağa rağmen 16 ton balık avlandı
11:24 Diyarbakır'daki tutuklamalara itiraz
11:10 Kars’ta Mor Hat açıldı
11:05 Hasta tutuklu Filiz: Ölüme terk edildim
10:48 Kadınlar tüm dünyada şiddete karşı ses yükseltiyor
10:12 HDP ‘Demokrasi İnşa Etme Belgesi’ açıklayacak
09:28 Kelebek ve arılar mor dikende buluştu
09:27 Babaannesi Dilgeş için seslendi
09:12 Rosa Kadın Derneği neden hedef seçildi?
09:12 Aynı koğuşu paylaşan 3 engelli tutuklu için çağrı
09:11 Durakoğlu: İktidar polis şiddetine çanak tutuyor
09:11 Fincancı: Cenazelerin kaldırıma gömülmesi işkence suçu olarak değerlendirilmeli
09:10 Tursun: Polis şiddetinin nedeni cezasızlık
09:09 Karantinadaki tutuklular gerekli besinlere ulaşamıyor
09:08 Aileler mezarlık saldırılarını yargıya taşıyor
09:08 Dr. Küni: Tedbirler gevşedi vaka arttı
09:08 Kadın Savunma Ağı: Direniş hiç durmayacak
09:05 Prof. Kılıçaslan'dan ‘normalleşme’ uyarısı
09:05 Kentten köye dönüş
09:05 İHD’li Yıldız: Polis şiddeti soruşturulmuyor
09:05 Hasta tutuklu bir yıldır tek kişilik odada
09:02 Kaderine terk edilen kilise çöpten geçilmiyor
09:02 Nükleer santrallere 'resimli' meşrulaştırma
09:02 2 yaşlı hasta tutuklu ölüme terk edildi
09:00 Tutuklu gazeteciler: Asıl suç gerçekleri gizlemektir
09:00 Can Atalay: İktidarın Gezi korkusu sürüyor
09:00 Yazar Temel: Ulusal birlik hava ve su kadar gereklidir
09:00 28 MAYIS 2020 GÜNDEMİ
08:57 Hızlı tren seferleri yeniden başladı
00:36 Suriye Gelecek Partisi Başkanı’na suikast
27/05/2020
23:55 Dünya genelinde vaka sayısı 5 milyon 750 bini aştı
23:30 Ağrı'da koronavirüs vaka sayısında artış
23:24 Polisten tüm mahalleliye şiddet
22:53 MSB: İdlib’te bir asker hayatını kaybetti
21:45 Urfa’da 13 bina daha karantinaya alındı
21:28 ‘Katledilen kadınların davalarının takipçisi olacağız’
21:10 Erdoğan CHP’yi darbeden medet ummakla suçladı
20:56 Kadıköy’den seslendiler: Tutuklanan kadınlar serbest bırakılsın
20:30 Kovid-19’dan 34 kişi daha hayatını kaybetti
19:40 İzmir’de enfekte olan sağlıkçı sayısı 501 oldu
19:38 CHP Meclis üyesi Koyurga serbest bırakıldı
19:34 #CumartesiAnneleri25Yaşında
19:30 KCDP’den Bakanlığın kadın cinayeti verilerine tepki
19:03 ‘AKP tutuklamalarla kadınları sindirmeyi hedefliyor’
18:56 Kiliseye bir saldırı daha: Haç yerinden söküldü
18:46 Cezaevinden izinli çıktı, bir kadını katletmek istedi
18:12 'Suç dosyası değil, susturma ve bastırma soruşturması'
17:48 Polis ve bekçi şiddeti Meclis gündeminde
17:42 Fiziksel mesafe yine unutuldu
16:46 Erdoğan’ın suç duyurusundan sonra gözaltı
16:40 'Sabri Kaya'nın katili iktidardır’
16:37 TMMOB’dan Çeşme Projesi’ne tepki
16:36 Avcılar’da fabrika yangını
16:36 Zırhlı aracın 'kuralsızlığı' kazaya neden oldu
16:35 İdlib'de patlama
16:33 Kepenkleri kaldıran esnafa bir dokun bin ah işit
16:16 Marş dayağı Meclis'e taşındı
15:57 Kişisel koruyucu ekipman hala sorun
15:38 Van cezaevleri raporu: Kapılar bağımsız heyetlere açılsın
15:37 KESK: Elektrik kesintileri eğitimi olumsuz etkiliyor
15:36 Dolunun vurduğu çiftçilere ziyaret
15:24 Alevi kadınlardan istismar affına tepki